SON YAZILARIM

KATEGORİLERİM

LİNKLER

7/10/2008 ·



Bizler bu dünyanın yükünü omuzlamadık ama Türklüğün bize vermiş olduğu mukaddes yük altında kaldık ve ezildik her şeyden öte canını esirgemeyen ATALARIMIZDAN ŞEHİTLERİMİZDEN özür dileriz. Bunlar yenilgiye uğramış bir insanın ruh halini yansıtmakta. Birçoğumuz kendimize itiraf edemediğimiz bu gerçekle yaşamaktadır. Belki bugünden daha iyi olur diye yarınlara hep bir umutla bakarken babalarımızın göremediği ülküyü bizler gerçekleştiririz düşüncesi yitirilmiş çocuklarımıza nasıl bırakabiliriz gerçekleri ile baş başa kalmış durumdayız. Evet, bütün kavgamızı artık nasıl bir gelecek olmalı diye yapmalıyız. Çevremizi saran ateş çemberinin bizleri yok etmeden nasıl çıkarızı konuşmalıyız. Yazımın başında yazdım; bu yazım sadece TÜRKLERE geri kalanlar bizim kaygımızı umursamasını da hissetmesini de beklemiyorum.

2008 Ekim Türkiye’sinde bir gezintiye çıkalım. Adı Türkiye olan bir ülkede ne acıdır ki TÜRK kelimesi etnik bir unsur olarak telaffuz edilirken nedense diğer etnik gruplar gibi de el üstünde tutulmadığımız gibi horlanıyoruz, küçümseniyoruz. İşin Millet, etnisite gibi kavramlardan uzaklaşarak yaşadığımız 1000 yıllık bu coğrafyada bir kardeş olamadığımız ama üzerine Türküleri tüttürülen güvercinlerin kanatlarına şiir yazılan kalleş öykülerini de dile getirmiyorum. Bu sözler halkı kin ve nefrete teşvik etmek amacıyla yazılmadı sadece bir insanın sevmeme hakkını kullanmak istemesinden öte duygular değil. Türkiye’nin en büyük kürt nüfusa sahip kenti Diyarbakır olarak bilinse de İSTANBUL hep göz ardı ediliyor. Fatih’in Bizans’tan aldığı Osmanlı’nın damgasını vurduğu kent bugün kürt şehridir. Bizler çoluğumuza çocuğumuza rızık peşinde koşarken, devlete vergisini verirken bizim asalaklar “devlet bize bak mi”  diyerek peydahladığı 10-15 velediyle  ulusal kanal kanal dolaşıp Güneydoğunun geri kalmışlığından bahsetmekte.Bunların duygu sömürülerini yiyen saf TÜRKLER kaçak elektriğin faturasını zam olarak faturalarına yansıdığında verdiği tepki üzerine yapışan kenenin emdiği kandan hoşnutluğuna da ifade etmektedir.Devlet elektrikte tasarruf için AK ampul kullanacakmış, sıkıysa Güneydoğudaki kaçakları engelleyin.Bir yandan Mutlu ve habire üreyen bir çoğunluk biryandan da aman kardeşliğimiz bozulmasın devletleşmiş hikayeleri ile bizim olmayan topraklarda yitirdiğimiz gencecik fidanlar.İşi terör olarak algılamamızı sağlayan yüce insanlara sormak istiyorum.Türkiye’de kürt sorunu yok pkk sorunu var diyorlarsa neden 24 sene boyunca bu iş bitmedi.Neden pkk nın elebaşları yakalanmadı.Burada sorulması gereken sorular hiçbir zaman sorulmadı.Hep devlet ne yaparsa doğru yapar mantığı ile Sıtkı sadakat ile savunduk.Ne oldu bugüne kadar.Boş.Ayrıca devlet artık Türk’e hizmet eden anlayıştan çok uzakta.Neyse terör sorununa gelelim.Ortada Türkiye Cumhuriyet’i topraklarına fiili bir saldırı var.Saldırıyı yapan kim, belli, yapılacak olan ne belli neden yapılmıyor.Bugün Genelkurmay 2.Başkanı basına açıklamada bulunuyor.Diyor ki maddi imkansızlıklardan ötürü 5 Karakolun yerini değiştiremedik.Tampon bölge öyle kolay değil diyor.Demokrasi bölücülere varsa bana da var; bende artık eleştirmek istiyorum.Genelkurmay 2.Başkanı bu sözlerden ötürü hemen istifa etmelidir.Türk insanı olarak çok iyi bilmekteyiz ki bütçeden en fazla payı askeriye almakta.Bu nasıl maddi imkansızlıktır.Daha dün denize 250milyon dolarlık gemi indirildi, 6 ay olmadı 500 milyon dolarlık tank projesi onaylandı.Acaba kirli sermayeden veya AKP den birileri KARAKOL İNŞAAT A.Ş. mi kurması gerekiyor.O zaman 5 değil 500 karakol yapılır.Genelkurmay siyaset yapmaktadır.Genelkurmay pkk üzerinden kendi varlık nedenini sorgulatmamak izlenimini yaratmaktadır.Eğer kendine emanet edilen canları ucuz politikalar nedeniyle harcama şeklini gösteriyorsa artık bir şeylerin mazeret olmaktan şimdiye kadar çıkması lazımdır.Birçoğumuz askerliğimizi yaptık askeriyede emir verildiği zaman işlerin sivilden daha hızlı işlediği yaşadık.Onun için maddi imkansızlıklar gibi komik ifadeler Genelkurmay’ın ikinci adamına hiç yakışmadı.Eğer maddi sıkıntı gerçekten çekiliyorsa SMS ile kampanya yapalım, her ilçeye okul yaptığımız gibi Karakolda kuralım.Ağlayacak halimize geyik yapıyoruz.Kime güveneceğimizi bilemiyoruz.Tabi burada görevi başında olup bizim vergilerimizle memurlarına emir yağdıran görevi su istimal edenler yok mu?MİT Müsteşarı  Ankara’da bütün ajanları ile kağıt oynuyor, yoksa gelecek hükümetler için istihbarat mı yapıyor yoksa Mossad’dan Cia’den para karşılığı bilgimi almakta.Bu devletin en üst düzey bürokratları gerçekten vicdanınız rahat mı?Koy ..tüne böyle gelmiş böyle gider emekliğime 2 sene kaldı mı diyorsunuz.Pekala bu Vatan’ın sahibi yok mu?Üzerindekilerle beraber sattınız mı?

 

Türkiye’de doku uyuşmazlığı nedeniyle yaşanan olayları ve sonuçları hep birlikte göreceğiz. Allah uzun ömür verirse buradan bizler bunları söyledik diyeceğiz. İçimizde yaşayan primatların evrimleşir ihtimali ile kafamıza yiyeceğiz taştan sakınıp duracağız.

 

Ekonomi diyince; değerlerini satılığa çıkarıldığı, her şeyin bedelinin para ile ölçer hale gelindiği, bütün insani duyguların yok olduğu bir olgu çağrışımda bulunuyor. Bugün Türk Ekonomisinde iyiden iyiye hissedilen ekonomik durağanlık insanlarımızın AKP seçme nedeni olan uyuşturulmuş, borçlandırılmış sanal mutluluğun sonuna geliyoruz nihayet. Birçok insan ısrarla görmek istemediği gerçeklerle yüzleşecek. Her ne hikmetse başka hükümetlere nasip olmayan dış desteğin sonuna gelindiğinde acaba esnaf Başbakanlığa yazar kasa fırlatabilecek mi? Sanmıyorum. Hiçbir siyasi lidere gösterilmeyen bu inanç ve sevgi kaç aile reisinin intiharı ile çözülecek. Sanmıyorum. Toplumun önemli bir sosyal tabakası yok olurken(esnaflar) oluşan zincirleme etkilenmeden kim hesap soracak. Sanmıyorum. Her şeyi satılığa çıkartan bunda da beis görmeyenler el değiştirdiklerinde ses çıkartacaklar mı? Sanmıyorum. Toplumumuz yaşatılan travmalarla aptallaştırırken bizleri kurtaracak olanın ABD’den icazet almadan iktidar olacak mı? Sanmıyorum.

 

Halkın en iyi anladığı dil ekonomi ve ekonominin kimlerin ellerinde oyuncak olduğunu yaşanan intihar olayları bizlere çok net bir şekilde anlatacaktır.Hükümet var olan gelişmeleri değerlendirmeden uzak olduğu kadar ikazlara da kulak asmayacak kadar HALK DÜŞMANI dır. Geldiği günden bugüne kadar ısrarla şunu vurguladık borçlanma ile kalkınma olmaz, üretimle istihdam ile kalkınma olur. AKP sadece kendi yandaşlarını zengin ederek olası krizlerden etkilenmemeleri için çaba harcadı.23.Ocak.2008 tarihinde MHP Lideri Devlet BAHÇELİ ekonomik kriz uyarısını yapmıştır.

http://www.mhp.org.tr/genelbsk/gbskkonusma/2008/index.php?page=23012008

Siyaset eğer kendini iktidara taşımak ise bunun kitabı çok iyi yazılıp tatbik edildi, eğer siyaset TÜRK MİLLETİ yararına olacak ise ne seni anlarlar ne de anlamaya çalışırlar. Siyaseti TÜRK MİLLETİ için yapanlara ALLAH kolaylık versin diyor, çevremizdeki göremediğimiz ateş olan Gençliğin nasıl dejenere olduğu, amaçsız, idealsiz sadece tüketici olan karasal yaratıklara dönüştükleridir.

İlkokuldan üniversiteye kadar gençleri düşünmeyen ezberleyen öğrenim hayatı boyunca sınavlarla boğuşturularak çevresinden, ailesinden, ülkesinden koparıldığı aşikârdır. Üniversiteyi sadece para kazanma yeri olarak gören nesillerin Türk topluma faydası ne olabilir.

 

Türkiye’de üzerine konuşulup kafa patlatılacak o kadar çok şey var ki, bir bebeğin dünyaya gelişinden başlayan aksaklıklarla onun eğitimine, eğitim görüp diplomalı işsiz olana, işe girip her 10 senede ekonomik krize girip işten çıkarılmasına, barınmasına, insan gibi yaşabilmesine, yemesine içmesine, can güvenliğine değin. Birçok insan birçok konuda düşünüyor, yorum yapıyor, yapılanları beğenmiyor. Sorunların çözümü galiba işi bilen kişilere teslim etmek ve doğru yapanın yanında yer almaktan geçiyor. Bütün sorunlar elbette bir günde bitmeyecek lakin çözüm için atılmamış her adım sorunların büyümesine gelecek nesil için işin içinden çıkılmaz hale gelmesine sebep olmaktadır. Bugünün sorunlarını dünde aramalıyız. Bugünün sorununu yarına bırakmamalıyız.

 

Türk insanı dört bir yandan kuşatıldığını unutmamalıdır. Atatürk  “Hayatta tam zevk ve mutluluk ancak gelecek kuşakların şerefli varlığı, mutluluğu için çalışmakta bulunabilir” veciz sözü ile bizlerin asıl gayesinin gelecek olması gerektiğini çok güzel ifade etmiştir.TÜRK GELECEK, GELECEK TÜRK ilkesi ile yarınların bugünden güzel olması dileklerimle.

 

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN

 

Mehmet ÖZTÜRK

 

YORUM (2) YORUM YAZ! Arkadaşına Gönder!

2 Yorum Yazılmıştır

YAZAN:isimsiz | TARİH: 2009-06-13 19:47:57
Konu: .........

Gayet tabii olrak haklısınız..Türk hissetmek...fakat bunun bir asimile süreci ve kültür milliyetçiliği kavramıyla yeni bir sentezi olduğu müddetçe kabul edebilirz.Hem sonuç itibariyle hiç birimiz orta asyada yaşamıyoruz ki yüzde yüz katıksız Türk olalım..Sürekli etkileşim ve birçok milletlerin yaşadığı ve bir etnik köken karmaşası olan topraklarda yaşıyoruz...Bunun doğal neticesi ise ırka dayalı bir milliyetçiliği öngörmeyen politikalar ve sosyal hayat iletişimi gerekmektedir..haksız mıyım..?

Bağlantı » »

YAZAN:isimsiz | TARİH: 2008-10-26 21:25:37
Konu: NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

VATAN SANA CANIM FEDA

KÜRDÜM AMA TÜRKÜM

BİJİ TİRKİ

cevap:
Türk Milleti'nin bir ferdi olmayı kabul edip ve Ne Mutlu Türk'üm diyene sözünü içtenlikle söyleyebilen için etnik kökenin bir önemi yoktur.Fakat etnik kökenin Türkçe dışında bir dille kendini ifade etmeye çalışması ki kürtçe diye bir dilin omadığı kanıtlanmış gerçeklerdir, içinde bulunduğu ruh halinin tezahürüdür.

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN

TÜRK GÜCÜ

Düzenleyen turkgucu gün: 27/10/2008 saat: 00:15

Bağlantı » »

<

« ÖNCEKİ :: SONRAKİ »

Google Groups TÜRK GÜCÜ GRUBUNA KAYIT OL
E-POSTA:
ARŞİVLERE BAK GRUP.GOOGLE.COM.TR
Free Hit Counters
Website Counter

Ne Mutlu Türk'üm Diyene