30/10/2008 ·

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir tespiti sizlerle paylaşmak istiyorum. İdeolojiler, meslekler insanın karakterini, eğilimlerini göstermesi açısından önemli ipuçlarıdır. Benim takıldığım sol ideolojileri benimseyen insanlarda gözlemlediğim birkaç hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kişiliğin oluştuğu yerin başında aile ilk başta gelir. Ailede ahlaki değerler, toplumun kabulleri anlatılmaya çalışılır. Anne babanın dünya görüşü eğitim formatına ve içeriğine de etki eder. Anne baba kendini ifade ettiği kimliğini, doğrularını çocuğuna benimsetmeye çalışır. Hayatı boyunca vazgeçmeyeceği ilkeleri tembihler. Kişinin dünyevi görüşü, hassasiyetlerinin oluşmasında ilk maya çalınmış olur. Kişi ailesindeki eğitimi, kültürü, değerleri barındırarak aynı zamanda taşıyıcı görev üstlenir. Çevresinden de almış olduğu doğrularla kendisini tanımladığı ideolojik çatısını belirler. Bir müddet sonra yansıtmaya, yaymaya çalışır. İnsanların herhangi bir ideolojiye sahip olmasında yaşadığı toplum göz önünde bulundurulmadan tahlil etmek yanlış olacağı kanısındayım. SOL ideolojiyi seçen insanda en azından İŞÇİ SINIFINDAN, EMEKÇİ SINIFTAN gelmiş olmasını beklemek de yanlış olmaz. Bu etkenin SOL ideoloji için olmazsa olmazı değildir. Sınıf mücadelesine dayanan bir ideolojinin savuna gelen insanların birçoğu toplumun burjuva sınıfı diyebileceğimiz kesiminden olduğu su götürmez bir gerçektir. Can DÜNDAR gibi insanların sınıf mücadelesi ile işi olmadığı halde SOLUN hangi söylemini kullandığına bakmak lazımdır. Bunların en başında dine olan uzaklık, fikir özgürlüğü, demokrasi, insan hakları, çoğulculuk, değişim gibi kavramların sulandırıldığını göreceksiniz. Bu kavramlar joker kavramlardır başı sıkışan için can simididir. Bu kavramları kullanan insanlara baktığımızda TÜRK ise TÜRK haricinde herkesi düşünür fakat kendi canından kanından olanlara bunlara layık görmez. Mesela ÇİNDE zülüm gören DOĞU TÜRKİSTAN’A sağır fakat Halepçe de katledilen kürtler için İNSANI DUYGULARI coşar. Bu Vatan için Şehit olanı görmez, Kandildeki eşkıya için hastalanır. Özgürlük adına bölücü faaliyetlere göz yumar, TURAN denildiğinde ise pis faşistler denir. Kendi içinde tutarlılığı olmayan bu durum ideolojiden öte psikolojik travma, kişilik kayması, saydam olması, omurgasız olması diye nitelendirilebilir. Bir insan Ailesinin eksikliğini bildiği halde başkalarının Ailesine sempati ve sevgiyle bakması insani hasletlerin fazla olduğunu göstermez. Bu olsa olsa İHANETTİR. Şimdi şu sonuç çıkıyor. Bazı kavramlar bazı insanlar için ağır geliyor. SEVGİ, SADAKAT, NAMUS, ONUR, ŞEREF, VATAN, MİLLET, DEVLET, ATA, GEÇMİŞ ve benzeri gibi. Her biri için sayfalarca yazılacak bu kavramları taşımak, onu savunmak, savunmak için gerektirecek çaba, özveri bazılarının yapacağı işler değildir. Bu kavramları taşıyamayacak olanlardan biridir Can DÜNDAR. Bu insanın bizler için kutsal saydığı değeri ticarete dökebiliyorsa ve buna müsaade ediyorsak burada farklı bir şeyleri daha düşünmemiz gerekiyor. Bir defa bu kişi hangi misyon ile böyle bir şeye kalkışabiliyor. Kimden izin almıştır. Yıllar geçtikçe farklı belgeseller mi türeyecek bu seferde KEMAL diye mi olacak. Bu konuda bizlerin MİLLİYETÇİLİK adına siyaset dışında topluma neler veriyoruz hiç düşündünüz mü? Bu konuda neden ses getirecek sanatçılarımız(piyano, ses, resim vs)yok. Neden edebiyatta TÜRK DÜNYASI NOBELİ olmuyor. Bunlar siyaset dışında olmayacak işler değil. Ben isterdim ki BAŞBUĞ ATATÜRK Belgeseli yapılsa. Ülkedeki liboşlar, eski tüfek Marksistler, cemaatçiler bizleri konuşsa olmaz mıydı?
Her seferinde SOL söylemleri kullanarak dünyada geçer kural paradır gerisi hikâye dendikten sonra, onun üzerine inşa edilen, zamana göre değişen tavırlar, üsluplar, ideolojik kılıf üzerinden ortaya konulan romantik ruh halleri Can DÜNDAR’I göze batmayan entelektüel biri konumuna yükseltmiştir. Yaptığı boş işleri de önemsetmiştir.
Bütün bunlardan sonra bize şunu göstermiştir ki topluma yön veren insanların hangi kavramlara ne kadar sadık, hangi dünyevi görüşü Türk Toplumuyla örtüşüyor ona göre önem vermeli başımızın üzerine çıkartmalıyız.
“Muhterem milletime tavsiyem odur ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki ve vicdanındaki cevheri asliyi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an vazgeçmesin."
Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
EY TÜRK TİTRE VE KENDİNE DÖN
TÜRK GÜCÜ
YORUM (3) YORUM YAZ! Arkadaşına Gönder!
3 Yorum Yazılmıştır
YAZAN:isimsiz | TARİH: 2008-12-09 15:23:12Konu: Esenlikler...
Türk Turancı Otağ'ımıza bekleriz...
http://www.turkcuturanci.com
Bağlantı » »
YAZAN:asilmillet | TARİH: 2008-11-30 17:34:26Konu: Çok yerinde bir tespit
Çok yerinde bir tespit. Yazınızı çok beğendim.
Tarif ettiğiniz kişiler tamamen ortam adamı denilen değişen şartlara göre kıvıran kişiliklerdir. Bir de yazınızda ki "SOL ideolojiyi seçen insanda en azından İŞÇİ SINIFINDAN, EMEKÇİ SINIFTAN gelmiş olmasını beklemek de yanlış olmaz." bölüme katılmakla beraber bizde pek böyle olmadığını söylemek isterim. Ortalıkta sol ideolojiye sahibin diye dolaşan zatların pek; ezilmiş, yoksul veya işçi sınıfından gelmediği aslında kendilerinin de deyimi ile burjuva oldukları açık.
Allah'a emanet olun.
TTK
Abdullah Karahisarlı
**********
En kalbi duygularımla selam yollar, ilginize çok teşekkür ederim.
Mehmet ÖZTÜRK
Düzenleyen turkgucu gün: 30/11/2008 saat: 23:27
Bağlantı » »
YAZAN:TÜRK GÜCÜ | TARİH: 2008-10-31 08:55:23Konu: sevmek için ne lazım sevmemek için herşey
Dün bir şeyler yazdım ama konuşulması gereken birkaç husus daha kaldı onu da yazayım dedim. Mustafa filmi Atatürk'ün bilinmeyen yanlarını ortaya çıkartıyormuş, Mustafa filmi Atatürk'ün insani yönlerini ortaya çıkartıyormuş. Atatürk sıkıştırılmış bir dosyamı ki içinde olanlar zamana göre değişiyor. Bu merak neden acaba, kişinin kendi egosunu ATATÜRK'E dayandırarak tatmin mi acaba? Bu insanların ATATÜRKÇÜM diye ortaya çıkarak değerlerimizi hiçsizleştirilmesi kabul edilemez.
Acaba bu filimle, Türk Milletinde ATATÜRK sevgisi azlığımı hissedildi bu sefer farklı yönlerini gösterelim mi istediler. Sevmek için daha ne lazımdır, sevmemek için her şey. Türk Milletine ATATÜRK'Ü SEVDİRME ayağına neyi amaçladıkları ortadadır.
Ayrıca ATATÜRK gibi bir dehayı Can DÜNDAR GİBİ kuş beyinlilerin anlamasını ve idrak etmesini beklemek ve onun anlayabildiği gözle tutarsız ruh halleri ile bakmak TÜRK insanın kendi idrak düzeyine hakarettir.
Araştırmacı gazeteciliğe merakı istihbaratçı babasından mıdır? Araştırma yapıyorum diyerek hangi bilgiler Devlet kurumundan geldi diyerek, hangi kitaplar masasına yazılarak konuldu da altına sadece Can DÜNDAR imzası atıldı. Kamuya mal olmuş birini yakından tanımak adına Can DÜNDAR’IN JOHN(can) adlı Belgesel yapsalar bizde bu şahsiyetin kişilik kaymalarını, kendi ifade etme özürlerini, babasının arkasına sığınmalarını vasatın altında olduğu halde medyada nasıl yükseldiğini görmek hakkımız değil mi?
Bize MUSTAFA FİLMİ şunu öğretti, ucuz roman kahramanlığı yapan Can DÜNDAR’IN ne mal olduğunu gösterdi. Onun ötesinde ATATÜRK’ÜN Türk Milletinin yüreğindeki ve aklındaki yer bellidir. Asla azalmayacak bilakis çoğalacaktır. Bunun için gerzek belgesel filmlere Türk Milletinin ihtiyacı yoktur.
EY TÜRK! TİTRE VE KENDİNE DÖN
TÜRK GÜCÜ
Düzenleyen turkgucu gün: 31/10/2008 saat: 10:27
Bağlantı » »
<